20 Haziran
Yaşamın renkleri serisinde konumuz  EMPATİ

Yaşamın renkleri serisinde konumuz EMPATİ


Aktiffelsefe yaşamın renkleri serisinde konumuz ‘empati’. Diğer adıyla ‘eş duyum’.

Empatiyi erdem olarak tanımlıyoruz çünkü bir insanı duyumsamak ve bu konuda bir açıklığa sahip olmak, dostane ve nezaketli bir tavırdır. Aynı zamanda, empati yapabilen kişi bakımından, o kişinin derinliği olduğuna delalettir. Diyebiliriz ki empati yapmak, derince bir yaklaşımdır.

Peki, ne demektir empati? Biraz tanımlamaya başlayalım.

En genel ve basit anlamıyla empatiyi, kişinin kendisini bir başkasının yerine koyması olarak tanımlayabiliriz. Bu tanım, hepimizin aşina olduğu bir tanım.

Biraz daha açarsak, şöyle genişletebiliriz; bir başkasının fiziksel, duygusal ve fikirsel olarak içinde bulunduğu durum ya da davranışlardaki sebepleri anlamak, bunları içselleştirmek ve bu durumlara o kişinin düzleminden bakabilmek. Bu biraz daha farklı ve içi dolu bir tanım oldu ve empatiyi neden bir erdem ve yetenek olarak zikrettiğimizin de yanıtı oldu. Karşımızdaki kişiyi fiziksel, duygusal ve fikirsel olarak bir bütün olarak ele almak gerçekten incelikli bir mevzudur…

Şimdi, yukarıdaki tanımdaki bazı kodlara göz atalım; tanımın içerisinde 3 alt başlıktan söz ettik; sebepleri anlamak, içselleştirmek ve kişinin düzleminden bakabilmek dedik.

Sebepleri anlamak: sonuçları görmek değil, sebepleri anlamak… Burası çok önemli bir nokta. Karşımızdaki kişiyi, tamamen dışrak unsurlarla ve en görünür çıktılarıyla değil, aslında görünür olanın arkasındaki sebeplerle konumlandırıyoruz. Ve böylelikle doğal bir şekilde o kişiye anlayış ve hoşgörü geliştiriyoruz… Bir kimsenin ne yaptığını ve sonucu değil de o kişinin bir şeyi neden yaptığını ve kökenindeki sebepleri görmek empatinin kapılarını açmak için zaruridir.

İçselleştirmek: Empati konusunun içimizde bir yer edinmesi ve bir yerlere dokunması. Kişinin temas ettiğimiz iç durumuyla alakalı felsefi bir yarenlik geliştirmemiz aslında. Derdini dert edinmemiz yahut bayramını seyran eylememiz. Ama önemli nokta, onun yerine geçerek değil, onun yerine kendimizi koyarak…

Kişinin düzleminden bakabilmek: Ayakkabının sıkmasının ne demek olduğunu, ayakkabısı ayağını sıkan anlar. O yüzden, kişinin düzleminden bakabilmek demek, kişinin içinde bulunduğu hâl ve şartlar dairesinde, belki onun sahip olmadığı avantajlı durumları da kapsayacak ve adil olacak şekilde bir bakış açısı geliştirmektir.

Empatiyi, bu şekilde 3 alt başlıkta tanımlamış olduk. Şimdi, empatinin gelişmesiyle alakalı durumlardan söz edelim…

Empati nasıl gelişir? Bu konuda, bazı tavsiyelerde bulunacağım.

1- Gözlem yaparak…

Çevremizdeki insanlara, olaylara ve durumlara karşı sağlıklı ve ölçülü bir gözlem kapasitemizin olması empatinin anahtarlarındandır.

2- İyi bir dinleyici olarak…

Karşımızdaki kişiyi, ona ne cevap vereceğimizi düşünürken genel olarak eksik dinleriz ya da hiç dinlemeyiz. Karşımızdaki kişiyi anlamak istiyorsak, öncelikle zikrettiği konu bakımından onu önemsemeli ve başrolü ona vermeliyiz. Aktif bir dinleyici olmak, sabırlıca bir tutumdur ve empatinin özelliklerindendir.

3- Dikkat ederek…

Dikkat, hiçi her şeye dönüştürür. Çok, başat bir erdemdir ve ancak dikkat koyduğumuz şeyler üzerine empati geliştirebiliriz. Dikkat, durumları süzmemizi sağlayan bir hatırlatıcıdır.

4- İnsanları düşünerek…

Objektif ve geniş zamanlarda onları düşünmek. Sadece sıkışık olaylar ve karşılaşmalar dairesinde değil, daha sakin zamanlarda ve ferah anlarda insanları düşünmek değerlidir. Elbette, kusurlarını ve yanlışlarını değil.

5- Zaman ayırarak…

İnsanlara, nitelikli paylaşımlarda bulunabildiğimiz özel zamanlar hasretmek incelikli bir yaklaşımdır. Bu fiziksel planda olabilir yahut duygusal planda olabilir.  Buradaki önemli husus zamanın niceliği değil, niteliğidir. Onlarlaysak, gerçekten onlarla olmayı kastediyorum.

6- Farklılaştırma yasasını devreye sokarak…

Herkesin farklı ve özgün yanını saklı tutarak ve herkese hakkını teslim ederek, her bireyin biricik ve kendine has özellikleri olduğunu bilerek yaklaşmak yumuşak başlı ve sevgi dolu bir yaklaşımdır. Farklılıkları zenginlik olarak görmek ve farklılıklara rağmen birleştirici olabilmek empatinin kilit noktalarındandır.

Böylelikle, empatiyi geliştirmekle alakalı bazı uygulamalara göz atmış olduk.

Bir diğer başlık olan empatininin aşamalarından söz etmek istiyorum; empati, tek bir hareketle tamamlanan bir eylemsellik değil; bir hareket silsilesi ve aşamalı olarak gerçekleşen bir erdemdir.

İlk aşamada;

1- Gözlem yapmak, eş duyum yapmak ve kişiyi anlamak yer alır.

Yukarıda zikrettiğimiz geliştirme yöntemlerini kullanarak kişiyle bir frekans geliştirir ve bir akış sağlarsınız.

2- Duygusallaşmadan,  bakınız duygudaşlık demiyoruz, hassasiyet demiyoruz, salt duygu durumunu sürekli değişmesinden bahsediyoruz. İyi ya da kötü hissetmeden stabil bir düzeyde kalabilmek ve etkilenmemek. Objektifliği yitirmemek. Çünkü artık, farkına vardıklarımız noktasında yargılayıcı ve eleştirel olma riskini taşıyoruz.

3- Bağ kurmak ve bir şey yapmak. Son dokunuşu gerçekleştirmek. Çünkü, artık bildiklerimizden sorumluyuz. İyi olmayan bir şeyi iyileştirmek yahut iyi olan bir şeyi paylaşmak.

Empatiyi, 3 aşamalı düşünmek mümkündür. Üçünden biri olmadığında, empatinin tamamlandığını söylemek zor olabilir. Empati kisvesi altında empatinin gölge ve karanlık formları baş gösterebilir;

Çünkü misal, gözlem yapıyor ve farkına varabiliyor olabiliriz ama stabil kalamıyorsak ve misal kişiyi eleştiriyorsak ve yargılamaya başlıyorsak empati kesilir. Yahut, eş duyum geliştiriyor, stabil de kalabiliyor ama kişiye bir plan da olsa dokunmuyorsak yine empati yarım kalıyor. O sebeple, üçlü aşama önem arz ediyor. Bu olmadığında, yukarıda zikrettiğimiz gibi gölge formlar gelişebiliyor.

Misal, müdahalecilik ve manipülasyon…

Misal, niyet okuyuculuk, niyet atfetme, sürekli anlam yükleme…

Misal, ağdalı duygusallık ve ajite etme…

Misal, kıskançlık…

Çok kritik ve son nokta:

Bizler, empatiyi genel olarak zor ve sıkıntılı durumlara karşı geliştirilen bir duygudaşlık olarak algılıyoruz. Daha az yapılan empati biçimiyse kişinin iyi iç durumlarına karşı geliştirilen yakınlık ve duyumsamadır.

Kişi iyi hissettiğinde sevincine ortak olmak,

Kişinin mutlu anlarına doğal bir şekilde dahil olmak ve mutluluğunu büyütmek,

Kişinin yeteneklerinin farkında olmak ve takdir etmek,

Kişiyi onore etmek,

Kişinin iç olarak beslendiği bir şeyin farkında olmak ve ona vurgu yapmak,

Kişiyi tanıdığını hissettirmek,

Bunlar, olumlu empatik buluşmalar bakımından çok değerli ve taraflar açısından iç olarak çok yükselticidir.

Son olarak, empati için fiziksel hiç bir plana ihtiyaç olmadığını da hatırlayalım.

Empati dolu ilişkiler diliyorum. Sağlıcakla kalın.

ALİ ONUR GÜNÇEL

Bu yazı 231 kişi tarafından görüntülendi.