09 Nisan
  ÖTELERİN NEFESİ

 ÖTELERİN NEFESİ

Hayatın günlük akışını tamamen durdurduğu zamanlar vardır. Her şey anlamını, önemini, telaşını yitirir böyle zamanlarda. Dünya bambaşka bir pencereye açılır ve başka bir iklim kuşatır insanı. Evren içinde başka bir evrendesinizdir adeta ve orada artık tatlar başka, kokular başka, sesler başkalaşmıştır. Hayat hızlı ve hırslı akışını ağır çekime almış, dünyaya saf oksijen salınan sabah namazı vakitleri gibi, o iklime giren insanları resetleyen, fıtri tabiatına döndüren bir arınma vaktini yaşamaktadır. 

Sevdiğiniz birinin ölümü işte o akışın durduğu, başka evrene geçtiğiniz vakitlerden biridir. Hayat tamamen başkalaşmıştır. İşler, dersler, telaşlar önemini yitirmiş, hayat önemini yitirmiştir. Şimdi siz ölüm haberiyle başlayıp defin ve ardından okumalar,taziyeler,hısım-akraba, dost-komşularla bir acının, yaşanmışlıkların, ortak anıların ve gözyaşlarının hakim olduğu; ama en çok da ötelerin nefesinin, Kuran’ın sesinin hüküm sürdüğü bir atmosferdesinizdir. 

Hayatınızdaki her şey o iki-üç gün için durmuştur ya da aslında siz o her şeyin içinden sıyrılıp başka alemlerin insanı olmuşsunuzdur. Gündeminiz Kuran olur, gündeminiz öbür dünyanın hayalleri olur, gündeminiz dünyanın tek hakikati ölüm olur. Zihniniz diğer tüm yorgunluklardan sıyrılmış, o üç gün başka alemlerde, o insanla ortak zamanlarınızda, çocukluğunuz, gençliğiniz, anılarınızdadır. Kırk dört yıl boyunca üstünde bir an bile düşünmediğiniz, zihninizin en kuytu köşelerinde saklanmış anılarınız. Tüm tazeliğiyle gülümserken zihninizde, gözyaşlarınız onlara eşlik eder istemsizce.

Namazlar, vaktinde ve daha şevkle kılınır o iki üç gün. Her fırsat bulunduğunda Kuran açılır, arkasından okunan hatimleri tamamlamanın tatlı telaşı ve inanılmaz huzuruyla. 

Senin için duran bu zamanda dünyanın herkes için de duruverdiğini düşünürsün. Seçim tartışmalarının, siyasi kavgaların, dolar-tl dalgalanmalarının… Çünkü hiçbir önemi yoktur artık. Ötelerin nefesini solumuş sen, bunu bilirsin. Değerliler ve önemliler sıralaması değişmiştir şimdi senin gözünde. Gününü beklediğin, saatini iple çektiğin dizin bile gelmez aklına. Ne kadar boş şeylerle zaman sermayemizi tükettiğimizi artık farketmişsindir çünkü. 

Ve iznin bitmiş, sabah işin ya da okulun için hazırlanmaya başlamışken artık o iklimden çıktığının farkındasındır. Acısını da hissedersin içinde, çünkü vaktin artık sadece senin olamayacaktır. Kuran okumaların, onca işin arasında fırsat bulursan bir- iki  sayfaya inecektir, ama dizini kaçırmayacaksındır ve o dizi için iki buçuk saatini de harcayacaksındır yine. İlk hafta vicdanın rahatsız edecektir seni, ötelerin soluğu hâlâ tazedir zihninde çünkü; ama sonraki günler artık vicdanın da susacaktır telefon ya da bilgisayar karşısında öldürdüğün zamanların için. Taki başka bir arınma zamanı gelene kadar…

Ancak yine de temkinli yaşamakta, hayatımız ve vaktimizi en az zayiat, bolca da manevi kazançla geçirmeye çabalamakta fayda var, zira ‘Nasıl olsa toparlarım yine’ diye beklediğimiz o arınma vakti her an kendi ölümümüz de olabilir.

Ramazanlar da böyledir Müminin hayatında. Adeta evren içinde bir evren açılmış, başka bir boyutun insanı olmuşsunuzdur. Dün televizyonu kapatıp namaza kalkamayan nefsiniz bugün, bu yeni iklimde iradesini size teslim etmiştir. Duaya, Kuran’a, açlığa daha bir coşkuyla teslim olmuşsunuzdur ve hayatın akışı adeta bir aylığına ertelenmiştir.

Bir de bir annenin bebeğini kucağına aldığı ilk günler… hayatınız boyunca ağlamadığınız kadar ağlar, gülmediğiniz kadar gülersiniz. Hayatınızın en güzel, en kabule şayan dualarını o günlerde, kucağınızda o mucizeyi tutarken edersiniz. Ve dışardaki her şey sizin için silinmiştir. Dünya dönmeyi durdursa, kapınızın önünde savaş çıksa fark etmezsiniz, umursamazsınız; çünkü siz artık ötelerin insanı olmuşsunuzdur. Allah en güzel emanetini göndermiştir size. Hayatın akışı ölüm kadar doğum için de durmayı hak etmiştir şimdi.

Böyle zamanlar aklıma hep Hz. Hanzala’nın naklettiği “Münafık oldum.” hadisi aklıma gelir.

Efendimizin katiplerinden Hanzala b. er-Rebi el-Üseydi anlatıyor:

Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in yanındaydık, bize öğüt verdi, cehennemden söz etti. Sonra eve geldim, çocuklarla güldüm oynadım, eşimle şakalaştım eğlendim. Deminki halim yoktu. Bu durumum canımı çok sıktı ve kendimi evin dışına, sokağa attım. Yolda ağlayarak giderken Ebu Bekir’e rastladım, bana, "Neyin var, Hanzala?" diye sordu.

"Hanzala münafık oldu!" dedim. Ebu Bekir, "Bu nasıl söz, sen ne diyorsun?" diye sordu.

Şöyle dedim: "Öyle ya, Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında bulunuyoruz. Bize cennet ve cehennemden bahsediyor; onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Huzurundan ayrılıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce, çok şeyi unutuyoruz."

Bunun üzerine Ebu Bekir, "Vallahi biz de aynı durumdayız. Yürü Resul-i Ekrem’e gidelim" dedi. Birlikte yola düştük ve Hz. Peygamber’in huzuruna girdik. Ben, "Ya Rasulullah! Hanzala münafık oldu!" dedim.
Efendimiz (sas) "Bu ne demek?" buyurdu.

Ben, "Ey Allah’ın Elçisi" dedim. "Yanında bulunduğumuzda bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun; biz de onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Senin huzurundan çıkıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce bunların çoğunu unutuyoruz."

Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim, eğer siz, benim yanımda bulunduğunuz hali devam ettirip hep zikirle meşgul olsaydınız, melekler yattığınız yataklarda, yürüdüğünüz yollarda sizinle musafaha ederdi (tokalaşırdı). Fakat ey Hanzala, bir saatinizi ibadete, bir saatinizi dünya işlerine ayırınız.” Peygamber Efendimiz bu sözleri üç defa tekrarladılar.

Gülten ÖZKAN - Sinerji Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni

Bu yazı 2709 kişi tarafından görüntülendi.

Yorumlar


Avatar

Lamia Çoşkun | 10-04-2019 20:59:10

Allah razı olsun müthiş bir yazı olmuş. Tebrikler . Rabbim ahireti bize unutturmasın


Avatar

Raghad Alhaffar | 10-04-2019 14:35:17

Çok güzel ve anlamlı sözler ALLAH RAZI OLSUN ????????


Avatar

figen sonmez | 09-04-2019 23:31:21

Masallah çok guzel bir yazı olmus elinize gönlünüze saglik


Avatar

Azize Banu Gürbüz | 09-04-2019 23:25:33

Gülten hanım, yazınız koşturmaca içinde bir durak oldu. Durdum ve dinle(n) dim. Allah razı olsun..


Avatar

Sultan Sema | 09-04-2019 16:06:09

Allah razı olsun, Gülten Hocam. İnşaallah, Rabbim'e karşı iyi bir kul oluruz.


Avatar

Fatih İşgören | 09-04-2019 14:36:46

Edebiyat Duayeni Gülten Hocamdan yine nefis bir yazı


Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur