14 Mayıs
Bayram Sabahı

Bayram Sabahı

    Evde kaldığımız bu mübarek günlerde özlemle yad ettiğimiz eski bayram günlerini hatırlamak amacıyla bu yazımı paylaşmak istedim.

     Yol yorgunluğu ve geç yatmış olmam, erken kalkmamı engelleyememişti. Ezan ile beraber gözlerim açılmıştı. Her ne kadar makamı büyük camilerinki kadar olmasa da imamın sesi ayrı bir dinginlik veriyordu. Evin önündeki damda derin bir nefes çekince köyün kokusunu hissetmiştim. Anladınız işte bilirsiniz o köy kokusunu…

Hani şu köy yumurtası, köy tavuğu, köy peyniri vs. diye bahsettiğimiz var ya işte; o köy, onun gerçeği. Günün ilk ışıklarıyla beraber yeniden başlayan yaşam, kendini hayvan sesleri ile hissettiriyordu. İlk nağmeler horozlardan, kediler köpeklerle atışıyor, inekler buzağılarına sesleniyor, serçeler sohbete başlıyor, kumrular da hu huya.

    Yeni kıyafetler giyilip, kokular sürüldükten sonra ayaklar yerinde duramıyor. Evden çıkar çıkmaz ilk komşu ile karşılaşıyoruz, selamlaşıyoruz. Günün ilk meyvesi oluveriyor. Herkes ön saflarda yer kapmak için hızlı adımlarla ilerliyor. Avluya girerken karşılaştığınız çocukluk arkadaşınız sizi ilkokul sıralarına alıp götürüyor.

 Namaz eda edildikten sonra imamın yerel dilde yaptığı konuşması olayı tamamlıyor. Ve beni en çok heyecanlandıran kısma geliyoruz, bayramlaşma, hemen bir halka yapılıp sırayla tüm cemaat birbiriyle tek tek bayramlaşıyor. Böylelikle anne baba ve çocuklardan önce ilk cemaatle bayramlaşıyoruz. Yakın uzak akrabalar, komsular, ilkokul ogretmenim, çocukluk arkadaşım, bir yıldır görmediğim ve memleketin dört bir yanından gelmiş dostlarım ve belki bir yıl sonra göremeyeceğim arkadaşlar, amcamlar, ve dedeler...

Bayram işte bu...

      Devamında özenle hazırlanmış bayram sabahı kahvaltısı, bayramlaşmalar, eş dost ziyareti, sohbet, muhabbet...

      Akrabaları görüp gözetme ve ziyaret etme anlamına gelen 'Sılai Rahim' bayramlarda tam olarak gerçekleştirilmiş oluyor. Ve gerçekten bayramın amacıda bu diye düşünüyorum. Yakın akrabaların bile birbirine az gidip geldiği bir dönemde, bayramlar tam da bu boşluğu dolduruyor. Özellikle akraba çocuklarının senede bir defa da olsa görüşüp tanışıp, kaynaşması, akrabalık bağlarının güçlenmesine sebep oluyor.

       Özellikle çocuklara yapılan ikramlar, verilen harçlıklar, samimi sevgi atmosferi onların ruh dünyalarında büyük etkiler bırakıyor. Asosyal olan yeni neslin iletişim gücünü artırmak adına iyi bir fırsata dönüşüyor. Bayramların bir tatil gibi algılanıp beş yıldızlı otellerde vakit geçirmek olmadığını çocuklara yaşatmak gerekiyor. Tatil yine yapsınlar, otellere gitsinler ama bayramı da bayram gibi yapsınlar. İlerde anne baba olduklarında hatırlayacakları ve çocuklarına yaşatabilecekleri bayramları olsun. Hani yağmur yağarken bir toprak kokusu olur, o kokuyu hep özlersiniz ve içinize çektiğinizde cocukluğunuza gidersiniz. Çocuklarda çocukluklarında öyle bayramlar yaşasın ki kokusu hiç burunlarından gitmesin.

Alvarlı Efe Hazretleri şöyle diyor;

BAYRAM O BAYRAM OLA

Can bula cânânını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultânını
Bayram o bayram ola

Hüzn ü keder def ola
Dilde hicab ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola

Tevhîd ede şevk ile
Hakk'ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayram o bayram ola

Dildeki Rahmân olur
Dertlere dermân olur
Âzâde fermân olur
Bayram o bayram ola

Lütfî'ye lutf u kerîm
Erişe Rahm-i Rahîm
Ber murâd ede fehîm
Bayram o bayram ola

Kelimeler:

cânân: Sevgili. Tasavvuf edebiyatında Allah için kullanılır. 
dil: Gönül. 
hicab: Utanma. Perde. 
ref ola: Kalka.

 

Bayramı eski bayramlar tadında geçirmek dileği ile iyi bayramlar diliyorum.             Mustafa TEZCAN

  

Bu yazı 1059 kişi tarafından görüntülendi.