28 Mart 2015
KUL VE KAMU HAKKI Diyanet İşleri 27-03-2015 Hutbesi

KUL VE KAMU HAKKI Diyanet İşleri 27-03-2015 Hutbesi

KUL VE KAMU HAKKI


20150329__3581659198

Kardeşlerim!

Okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle

buyurmaktadır: “Hiçbir peygamber‚ emanete

hıyanet etmez. Kim emanete yani kamu malına

hıyanet ederse‚ kıyamet günü‚ hainlik ettiği şeyin

günahı boynuna asılı olarak gelir. Sonra da hiçbir

haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının

karşılığı tastamam ödenir.”

1

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz

(s.a.s) ashabına‚ “Müflis kimdir‚ biliyor musunuz?”

diye sorar. Onlar da‚ “Müflis‚ parası ve malı olmayan

kimsedir.” şeklinde cevap verirler. Bunun üzerine

Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurur: “ޞüphesiz ki

ümmetimin müflisi‚ kıyamet günü namaz‚ oruç ve

zekât gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak

AllahÂ’ın huzuruna çıkar. Bununla beraber kimine

sövmüşÂ‚ kimine iftira etmişÂ‚ kiminin malını yemişÂ‚

kiminin kanını dökmüş ve kimini de dövmüştür. Bu

durum karşısında onun iyiliklerinden elde ettiği

sevaplar‚ kendisinden alınarak hak sahiplerine

dağıtılır. İbadetleri ve iyilikleri‚ ihlal ettiği kul

haklarını ödemeye yetmezse‚ hak sahiplerinin

günahlarından alınıp kendisinin günahlarına

eklenir. Böylece sevapları gitmişÂ‚ günahları artmışÂ‚

neticede iflas etmiş olarak cehenneme atılır.”2

Değerli Müminler!

Dinimiz İslâmÂ’ın mesajlarının‚ emir ve

yasaklarının hâsılı tüm esaslarının merkezinde hep hak

kavramı vardır. Bu itibarla Rabbimiz‚ kendimiz‚ diğer

insanlar‚ yaşadığımız çevre ve tabiatla olan her bir

münasebetimiz hak kavramı ile yakından ilgilidir. Hak‚

hem sorumluluklarımızı hem de korumamız‚

gözetmemiz gereken maddî ve manevî imkânları ifade

eder. Hak‚ bir yönüyle Allah hakkına bir yönüyle de

kul hakkına taalluk eder.

Kardeşlerim!

İslâmÂ’da‚ kamu hakkı Allah hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir. Kamu yarar ve düzeninin

gerçekleşmesi‚ toplumun huzurlu ve güvenli bir hayata

sahip olması bu haklara riayete bağlıdır. Kamuya ait

her türlü imkân ve nimetin‚ topluma ait mekânların‚

araç ve gereçlerin‚ çevre ve tabii kaynakların adalet‚

hakkaniyet ve liyakat çerçevesinde kullanılması

gerekir.

Kardeşlerim!

Dinî-ahlâkî değerlere duyarsızlaşıldığında‚

ahiretteki hesap unutulduğunda‚ helâl-haram sınırlarına

dikkat edilmediğinde‚ hak kavramı önemini

yitirdiğinde kamu imkânlarını suistimal edenler

çoğalır. Böyle bir toplumda ise‚ ne kamu hizmeti

lâyıkıyla gerçekleşir ne de insanlar birbirlerine

güvenir. Güvenin kalmadığı yerde de huzurlu bir

hayattan söz edilemez.

Oysa kamu malı emanettir. Bu emanete ihanet

etmek‚ kişiyi hem dünyada hem de ahirette ağır bir

vebal altına sokar. Rahmet elçisi (s.a.s)‚ bu ağır vebale

karşı insanları şöyle uyarır: “Kimse hakkı olmayan

bir karış yeri bile almasın! Alırsa Allah‚ kıyamet

gününde yedi kat yeri onun boynuna dolar.”3

‚

“Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da

bizden iğne miktarı ya da daha büyük bir şeyi

gizlerse bu bir ihanet olur ve kıyamet günü onu

(kendi elleriyle) getirir.”4

Kardeşlerim!

Kamuya ait mallarda‚ bütün toplum fertlerinin

eşit hakkı vardır. Dinimiz‚ başkalarının hakkını “kul

hakkı”; kul haklarının gasp edilmesini ise emanete

ihanet olarak değerlendirmiştir. Peygamberimiz (s.a.s)‚

bu konuda şöyle buyurur: “Kimi bir işte

görevlendirip yaptığı işin karşılığı bir ücret

verdiysek‚ onun bu ücret dışında alacağı her şey

emanete hıyanettir.”

5

Aziz Müminler!

Her şeyin ayan beyan ortaya çıkacağı ahirette‚

hüsrana uğrayanlardan olmamak‚ cehenneme

düşmemek için haramlara bulaşmadan‚ ömrümüzü

helal dairede sürdürmeye özen gösterelim. Kamu

mallarını‚ birer emanet olarak kabul edelim. İhlal

edilen her kamu hakkının‚ zayi edilen her kamu

malının‚ birer kul hakkı ihtiva ettiğini asla

unutmayalım. Ve yine unutmayalım ki ahirette

milyonlarca insanla helalleşme imkânı olmayacaktır.

Hutbemi Efendimizin bu meyandaki bir hadisiyle

bitirmek istiyorum:

“Hiç kimse AllahÂ’ın kendisine takdir ettiği

rızkı -geç de olsa- elde etmeden ölmeyecektir.

Öyleyse AllahÂ’tan (hakkıyla) sakının ve rızkınızı

güzel yoldan isteyin. Helâl olanı alın‚ haramdan

kaçının!”6

 

1 Âl-i İmrân‚ 3/161.

2 Müslim‚ Birr ve sıla‚ 59.

3 Müslim‚ Müsâkât‚ 141.

4 Müslim‚ İmâre‚ 30.

5 Ebû Dâvûd‚ Harâc‚ fey’ ve imâre‚ 9-10.

6

İbn Mâce‚ Ticâret‚ 2.

Hazırlayan: Diyanet İşleri Başkanlığı

Bu yazı 2548 kişi tarafından görüntülendi.


 

Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur

Emlak İlanları

BAŞAKŞEHİR SALKIM ÇARŞIDA BOŞ DÜZGİRİŞ 90 M2 DÜKKAN
BAŞAKŞEHİR SALKIM ÇARŞIDA BOŞ DÜZGİRİŞ 90 M2 DÜKKAN

İstanbul / Başakşehir / Başakşehir

BAŞAKŞEHİR 4.ETAP 1. KISIMDA 68 M2. 2+1
BAŞAKŞEHİR 4.ETAP 1. KISIMDA 68 M2. 2+1

İstanbul / Başakşehir / Başakşehir

BULVAR İSTANBUL DA 170 M2 - 3+1 SATILIK DAİRE ACİLLLL
BULVAR İSTANBUL DA 170 M2 - 3+1 SATILIK DAİRE ACİLLLL

İstanbul / Başakşehir / Başakşehir

Hadımköyde Yatırımlık Daire
Hadımköyde Yatırımlık Daire

İstanbul / Arnavutköy / Merkez Köyler