Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ; Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ve Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ; Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) tarafından düzenlenen zirveye Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Sayın Ali Boğa ve İkitelli OSB Başkanlığı heyeti de katıldı. Başakşehir İOSB Heyettinde İOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Nuri KONAK ; İOSB Yönetim Kurulu Üyeleri Sayın H. Tahsin KARAGÖZ ; Sayın Nihat TUNALI ; ESKOOP Başkanı Sayın Yusuf AKGÜN ; ENKOOP Başkanı Sayın Fazlı EROĞLU ; AYMAKOOP Başkanı Sayın Hakan ATAMAN ; HESKOOP Başkan Yardımcısı Sayın Hamza ELMAS hazır bulundular.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ali Boğa konuşmasında ; 10 Mart 2009
itibariyle Türkiye?nin ihracatının 15 ;8 milyar dolar iken ; bu sene aynı tarih
itibariyle 18 ;9 milyar dolar olduğunu belirtti.
Ali Boğa ; ?6. KOBİ Zirvesi?nin açılışında yaptığı konuşmada ; Türkiye?nin dünkü
ihracatın dünkü ihracatının 457 milyon dolar civarında bulunduğunu kaydederek ;
bunun 1970?li yıllarda 1 yılda yapılan ihracata denk geldiğini söyledi.
1970?li yıllarda yapılan ihracatın yüzde 85?i tarım ürünü ; tabii kaynaklar iken
10 Mart 2010 tarihi itibariyle ihracatın yüzde 85?inin sanayi ürünü olduğunu
anlatan Ali Boğa ; şu bilgileri verdi:
?10 Mart 2009 itibariyle Türkiye?nin ihracatı 15 ;8 milyar dolarmış. Bu sene
18 ;9 milyar dolar. İhracat artışımız ; 2009?un 109 günlük ihracatı ile 2010?un
109 günlük ihracatı kıyaslandığında ; yüzde 19 ;7. 1 Mart-10 Mart 2009?da
ihracatımız 1 ;939 milyar dolar. 2010?da bugün ; ihracatımız 2 ;865 milyar dolar.
Geçen seneki Mart ayının 10 günüyle ; 2010 yılı Mart ayının 10 günü arasındaki
ihracat artışı yüzde 47 ;7.?
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Sayın Tanıl Küçük de ; günümüzde KOBİ?lerle ilgili güncel
verilere ulaşmakta sıkıntı çekildiğine işaret etti.
KOBİ tanımının değiştiğini ; hizmet ve ticaret sektörünün de tanımın içine
alındığını dile getiren Küçük ; ?Bu çerçevede ; bir an önce gerçek rakamları
tespit ederek ; politikalarımızı bu rakamlara göre şekillendirmeliyiz. Öncelikle
TÜİK?in KOBİ tanımı kapsamında veri tutması sağlanmalı ve güncel KOBİ
istatistikleri oluşturulmalıdır? diye konuştu.
Küçük ; bir diğer sorun olan ; KOBİ?lerden sorumlu ve hizmet veren birçok kurumun
varlığı nedeniyle ; üretilen politika ve hizmetlerin değişik sayıda ve
koordinasyondan uzak olmasının ; KOBİ?ler arasında kafa karışıklığına neden
olurken ; çözüm için gereken sinerjiyi böldüğünü anlattı.
Tanıl Küçük ; ?Bu nedenle desteklerin tek bir elden koordine edilmesinin yolu
açılmalı ; KOBİ?lere hizmet veren kurumlar arasında eşgüdüm mekanizması
kurulmalı ve tekrarların önüne geçilmelidir? dedi.
Küçük ; önümüzdeki dönemde ?hızlı bir şekilde yapısal reformları
gerçekleştirirken? ; diğer yandan ?KOBİ?lere yönelik özel politikaların
geliştirilmesi? gerektiğini kaydetti.
Başakşehir İkitelli OSB Başkanlığı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nuri KONAK ise
zirve de yaptığı sunumda önemli mesajlar verdi.
Nuri KONAK Konuşmasında;
??Sürdürülebilir Kalkınma ; uluslar arası literatürde ; günümüz kuşaklarının
gereksinimlerinin gelecek kuşakların gereksinimlerinin karşılanmasından ödün
verilmeden karşılanması olarak tanımlanmaktadır... Bu tanım ; yurdumuzda yapılan
başka çalışmalarda da kullanılmaktadır; sürdürülebilir kalkınma kavramının tüm
insanların mevcut çevresel sınırlar içinde ; sosyal ve ekonomik gelişmeye adil
olarak katılmalarını sağlayabilmek için gerekli olan üretim ve tüketim biçimlerindeki
değişimlerle ilgili bir kavram olduğu belirtilmektedir.
Bu çerçevede ; sürekli eğitim/bilgilendirme ve halkın duyarlılığının artırılması
yoluyla ; sürdürülebilir kalkınmanın ?ithal? bir kavram olmaktan çıkartılıp ;
günlük yaşamla bütünleşmesinin sağlanmasının gerekliliği vurgulanmaktadır.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de KOBİ?lerin kalkınmadaki önemi anlaşılmış
bulunmaktadır. KOBİ? lerimiz çok hızlı değişen dünya piyasalarına büyük ölçek
ekonomileriyle ayak uydurması mümkün değildir. Yeni teknoloji geliştirmede ve
çok hızlı değişen piyasa şartlarına uyum sağlamada KOBİ?lerin sahip olduğu
esneklik büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde örnek bir yaklaşımla TOBB ; KOSGEB
ve TOSYÖV bir araya gelerek ve İkitelli OSB Başkanlığı olarak bizimde başından
beri desteklediğimiz bu zirve 6. kez gerçekleştirilmektedir. Kamu ve özel
sektörün bir araya geldiği böyle bir platformu oluşturulması ; hem KOBİ?lerin
mevcut problemlerine çözüm önerileri getirmek ; hem de ülke politikalarının
belirlenmesinde gereken KOBİ vizyonunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu
birliktelik ; beklenen sinerjiyi yaratmıştır. Devletin ilgili kurumlarının üst
düzey yetkilileri ; KOBİ sahipleri ve yöneticileri ile üniversitelerimizin
değerli bilim adamlarından oluşan konuşmacıların katılımıyla farklı oturumlar
gerçekleştirilmektedir. Bu sevindirici gelişmeyi önemsiyoruz ; çünkü yapıcı
çözümler ; masa başında değil tüm tarafların katılımıyla üretilebilir. Ancak bu
şekilde üretilen çözüm önerileri ; herkesçe sahiplenilerek hayata geçirilecek ve
arzu edilen hedeflere ulaşılabilecektir.
Sürdürülebilir kalkınmada KOBİ?ler için çözüm önerilerini sıralamadan önce ;
KOBİ?lerin ne gibi sorunları var?a girmeyeceğim. Sadece önemli olduğuna
inandığım iki konuya değinmek istiyorum.
Birincisi; Rekabet gücü bakımından
İkincisi; Türkiye?nin öncelikli ekonomik sorunları açısından sorunlara
baktığımızda ;
KOBİ?lerimiz için çözüm önerilerine geldiğimde;
- KOBİ tanımı konusunda mevzuatımız yeniden düzenlenmeli.
- Vergi yasalarında gerekli değişiklikler yapılarak KOBİ?lerin dolayısıyla
istihdamın üzerindeki vergi yükü azaltılmalı bu sayede gizli bir güç olan kayıt
dışılık kontrol altına alınmalıdır.
- Yabancı sermayenin Türkiye?ye gelebilmesi için gerekli güven ortamı
sağlanmalı ve şirket birleşmelerinde gerekli mevzuat sadeleştirilmelidir. Aynı
şekilde ulusal sermayenin önündeki engeller kaldırılarak özellikle
girişimciliği teşvik edici yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- KOBİ?leri geliştirmek ve desteklemek amacıyla kurulan KOSGEB İdaresi
Başkanlığının ; KOBİ?lere daha verimli ; etkin hizmet verebilmesi ve destek
mekanizmalarının artırılması amacıyla 3624 sayılı kuruluş yasasında bazı
değişikliklere gidilerek KOSGEB daha özerk ve etkin bir kuruluş haline
getirilmelidir.
- Sürdürülebilir kalkınmanın sağlandığı ve daha rekabetçi yapıya sahip Türkiye
ekonomisi için girişimcilik ve yenilikçiliğin özendirilmesi politikalarının
stratejik hedefler doğrultusunda yeniden yapılandırılması gereklidir. Bu konuda
kamu ; yerel yönetimler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının politika oluşturma ; uygulama
ve değerlendirme aşamalarında etkin olarak rol oynamaları sağlanmalıdır.
Kamu da mazerete sığınanlar değil çözüm üretenler ; yaptığı işin sorumluluğunu
alan neticeye yönelik çalışmalara ihtiyacımız vardır.
- KOBİ?lerin yeni teknolojilere ucuz ve kolay ulaşmalarının sağlanması için
teknoloji transfer mekanizmaları oluşturulmalı ; sanayicimiz ; üreticilerimizde
AR-GE? ye önem vermeli ; KOSGEB işletmelerimizin tasarım ; inovasyon gibi
konularında daha aktif olabilmeleri için yeni destekler sağlanmalıdır.
- Ülkemizde KOBİ?lerin ihraç ettiği ürünler katma değeri yüksek ürünler
değildir. Bu ; KOBİ?lerin rekabet gücünü tehdit eden bir unsurdur. KOBİ?lerimiz ;
katma değeri yüksek ürünlere yönlendirilmelidir.
Yani KOBİ ara mal üretmekten fasonculuktan katma değeri yüksek sektörlere
geçmeli dedik ; bunun için;
-Üretim teknolojilerinde yenilik
-Üretimde yenilik
-Kapasite de yenilik gerekiyor.
Bunlar içinde inovasyon ; inovasyon içinde üniversite gerekiyor. Sonuç bu güne
kadar fazlaca ilerleme kaydedemeyen sanayi üniversite işbirliğine işlerlik
kazandırmak gerekiyor.
- KOBİ?lerin yeni dış pazarlar bulmalarına destek olmak amacıyla geliştirilen
Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) sistemi etkin değildir. Sistemin
etkinleştirilmesi ve KOBİ?lerin dış pazarlara açılmasını sağlayacak önlemler
alınmalıdır.
- KOBİ?lerin danışmanlık hizmetlerinden yararlanmaları teşvik edilmelidir.
Diğer yandan ülkemizde danışmanlık konusunda faaliyet gösteren firma ve/veya
şahısların standardizasyonu için gerekli mevzuat altyapısı oluşturulmalıdır.
- KOBİ?lerin üretim ve rekabet güçlerinin arttırılmasına katkıda bulunmak için
bilişim teknolojilerini etkin bir araç olarak kullanmaları sağlanmalıdır. Bu
konuda tarafların (KOBİ ; üretici ; Sivil Toplum Kuruluşları ; piyasa düzenleyici)
üzerine düşenleri yapmaları gereklidir. Bilişim sektörünün öncelikli olarak ele
alınması gereklidir.
- İnternet altyapısı güçlendirilerek KOBİ?ler tarafından yoğun kullanımı
sağlanmalıdır.
- KOBİ?lerin ; devlet desteklerine ulaşabilecekleri bir altyapı oluşturulmalı ve
koordinasyon sağlanmalıdır.
- KOBİ?lerin OSB?lere taşınabilmeleri için mevcut teşvikler uygulanabilir hale
getirilmelidir.
- Mevcut işletmeler dışında yeni girişimciler desteklenmeli ve teminat
problemleri çözülmeli; fikir ve projeler ; genç girişimciler için teminat olarak
kabul edilmelidir.
Bu anlamda Kredi Garanti Fonunun (KGF) son uygulamasından vazgeçilmelidir.
Bilindiği gibi KGF kredilendirme yaparken bazı bürokratik engeller söz
konusuydu ama sistem tıkır tıkır işliyordu. Üstelik ADLİ SİCİL konusunda koşul
aranmıyordu. Ama bir hafta önce KGF bankalara yazdığı yazıyla ADLİ SİCİLLE
İLGİLİ ŞART aranmasını istedi. Bu hepimizi şaşırttı. Üstelik kendini
geliştirecek iyileştirme yapacak en önemlisi de istihdam yaratacak KOBİ?lerin
ölçek büyütebilmesinin önüne gelen bu engelden bir an önce kurtulunması
gerekmektedir.
- KOBİ?lerin toplam kredilerden aldıkları pay %20 gibi rakamlara yükseltilmeli ;
kredi maliyetlerinin düşürülebilmesi için aracı banka komisyonları
azaltılmalıdır.
- Gelişmekte olan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarının gerçekleştirdikleri
yatırımlardan çıkmak için KOBİ Borsaları oluşturulmalıdır.
- Can suyu kredilerine bu yılda devam edilmeli.
- İşsizliğin ilacı KOBİ?ler istihdamın bel kemiğinidir. (2009 yılında
kentlerindeki işsizlik % 16 ;6). İşizliğin karşımıza çıkardığı en önemli
sorunlardan biriside mesleksiz işçilerdir. İş için şirketlerin kapısını
aşındıran gençlerimize mesleğin nedir diye sorulduğunda önemli bir bölümü ne iş
olsa yaparım diyor. Yani elimden bir iş gelemez diyor. Bunu değiştirmemiz
lazım. Türk sanayimizin güvencesi mesleki eğitimden geçmektedir. Uluslar arası
arenada ön safhalara çıkabilmemiz için tek çözüm yetişmiş kalifiye insan
gücüdür. Bu nedenle de mesleki eğitim düzeyimizi gelişmiş ülkelerde ki düzeye
çıkarmamız zorunludur.
Sanayiciler ve iş adamları olarak üzerimizdeki sorumlulukların farkındayız.
Fabrikalarımızın bacasının tütmesi ; işyerlerimizin kapılarının kapanmaması ;
kaliteden ödün vermeden ürettiğimiz mal ve hizmetlerin müşterilerimiz
tarafından gerekli talebi bulabilmesi ; çalışanlarımızın işlerine devam
edebilmesi ; vergimizi ödeyebilmemiz bizlerin önemli sorumluluğudur.
Bizler ; iş adamları ve sanayiciler olarak işimiz üretmek ; ürettiğimiz mal ve
hizmetleri iç ve dış pazarlara satmak ; istihdam yaratmak kutsal bir sorumluluk
olarak kabul ettiğimiz vergimizi ödemek.
Bu noktada bize düşen görev daha çok çalışmak daha çok üretmektir. Bulun
bilincindeyiz.
Sonuç olarak ihtiyacımız olan en önemli duygu GÜVENdir.
Bu gün ihtiyacımız olan ; kendimize ; birbirimize güvenmek ; mali sektörle reel
sektörün birbirini köstekleyici değil destekleyici olması ve sağduyu ile
hareket ederek ; işimize gücümüze bakmaktır.?? dedi.