03 Ekim
Sevgiyle Kalın

Sevgiyle Kalın

Değerli BaşakşehirRehberi okuyucuları Sizlerle buluşmanın ayrı bir heyecanı içerisindeyim. Ben de Başakşehir’li bir kardeşiniz ve komşunuz olarak sizlerle aynı duyguları, mutlulukları ve acıları yüreğimde paylaşıyorum.

Atilla Şahin; Sevgiyle Kalın

Bilindiği üzere adalet,  sadece insan’ da var olan bir olgu değildir. Devletlerin adil olması her vatandaşını eşit bir şekilde kucaklaması hukuk devletlerinin birer gayesidir. Kanun ve adalet karşısında herkes eşittir.

Vatandaşlar, devletin eşitlik temeli ilkesinden dolayı can, mal, bireysel ve toplumsal haklarını güvence altına almak isterler. Bunun için Sağlık hizmetlerinden, eğitime ve daha birçok kamusal alanda refah içerisinde yaşamak isterler. Türkiye, Anadolu ile özdeşleşmiş bir topluluklar devamlılığıdır. Türkiye’nin her zamankinden fazla güçlü orduya, yargıya, Hukuk’a, eğitime, sağlık hizmetlerine ihtiyacı var.

Sanayinin her zamankinden fazla artmasına, tarımın ve hayvancılığın en üst teknoloji ile dünya da örnek bir model olmaya ihtiyacımız var. Ama ne yazık ki, tarımda dışa bağımlı bir ülke haline geldik.
Kendi savunma sanayimizi dışa bağımlı olmaktan kurtaramadık. Türkiye’nin sanayi gelişiminde ilk rolü oynayan şeker fabrikaları satıldı. Eğitim de dünya sıralamasında ilklerde olmamız gerekirken sonlara doğru geriliyoruz. 2002 yılı öncesi günlerimizi düşler olduk.

Yıl 2019…

Uzay ve bilim çağındayız. Yerli malı üretimimiz neredeyse kalmadı. Bir tarım ülkesi olan Türkiye kendi etini ve samanını dışarıdan ithal eder hale geldi. Devlet Hasta hanelerinde sağlık hizmetleri neredeyse durma noktasına geldi. Diyanete ayrılan bütçe eğitime ve sağlığa ayrılan bütçenin iki katı.

İmam ve Öğretmen arasında çok ciddi bir maaş uçurumu var. Cemaati yok diye kapanan bir tane Camii yokken, birçok köy ve nahiyelerde okul bile yok. Ülkemizin hemen hemen her noktasında yabancılara verilen mülk edinme yasasından dolayı milyonlarca yabancı memleket topraklarında mülk sahibi oldu. 
Düşünüp etrafımıza bakalım…

Ülkemiz de bizim ürettiğimiz ve ülke ekonomisine katkı sunacak kaç tane ürün görebiliyorsunuz?

Üretmeyen ve sadece dışa bağımlı kalan bir ülke nasıl ayakta kalabilir. Ancak kendi iç dinamikleri ile ülkeler ayakta durabilir. Eğitim sistemimiz sadece dinsel odaklı olursa öğrencilerimiz bilim ve teknolojiye yabancılaşmaz mı? ? Gelecek nesillere aydınlık dolu bir ülke bırakmak ancak güçlü bir eğitim sistemiyle olur.

Her geçen gün kötüye giden ekonomi, bir felakete doğru ilerliyor. Ekonominin kötü gidişatına sebep olanlar, ülke batsa da batmasa da etkilenmezler. Ülkeyi terk etseler bile. Sen, ben ve hepimiz bitik bir ülkede yaşamaya devam ederiz.

Sevgiyle kalın olur mu?

YAZAR HAKKINDA;

1962 Gaziantep / İslahiye dogumlu İstanbul Vergi Dairesi Baskanliginin çesitli birimlerinde 26 yil hizmet yapmis bir Kamu Emeklisi 20 yillik Basaksehir  sakini ayni zamanda Kamu Sendika surecinden gelen duyarli arastiran sorgulayan bir insan


 

Bu yazı 930 kişi tarafından görüntülendi.

Yorumlar


Avatar

Yusuf Haseki | 06-10-2019 13:03:33

Üstad kalemine sağlık , küreselleşme ile birlikte yaşanan bu yeni Dünya , bir çok konuda problemler getirdi. Yeni Dünya düzeni oturuncaya kadar geçecek süre acılara gebe.. Ama bir başka açıdan da faydaları olmadımı ? O faydalar da geçen süre içerisinde gelecek nesilleri etkilemeyecek mi ? Renkler !!


Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur