24 Ağustos
“Anneler ölmek istemiyor, çocuklarda Lütfen Ölme Anne diye yalvarıyor”

“Anneler ölmek istemiyor, çocuklarda Lütfen Ölme Anne diye yalvarıyor”

BASIN AÇIKLAMASI

“Anneler ölmek istemiyor, çocuklarda Lütfen Ölme Anne diye yalvarıyor”

2013’te 237, 2014’de 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409 ve 2018’de 440 kadının öldürüldüğü Türkiye’de, 2019’un ilk yedi ayında kadın cinayeti sayısı 245’e ulaşmıştı ki Ağustos ayının son günlerinde yine bir annenin “ölmek istemiyorum” feryadı ve yaşadığı hazin son ile sarsıldık. 

Hiç bir tarif yoktur ki maruz bırakıldığımız bu vahşetlerin, ruhlarımızda yarattığı derin tahribatları dile getirmemize yeterli olabilsin, öfkemizi dindirip, acımızı bir nebze soğutabilsin hatta ve hatta ‘yaşanabilir bir dünya’ hayallerimizi yeşertebilsin.

Ancak gün ne susulacak ne de köşeden izlenilmekle yetinilecek gündür. Aksine bugün; ülkeyi yönetenlere, yönetmeye talip olanlara, yasama görevini ve yargı görevini yürütenlere KADININ gerçekte kim olduğunu hatırlatma vaktidir. Oysa ; 

Kadın olmak, erkeklerin hizmetkârı olmak değildir.

Kadın olmak sadece doğurmak demek değildir.

Kadın olmak, öteki olmak değildir.

Kadın olmak, tartaklanmak, öldürülmek değildir.

Kadın olmak, tahrik unsuru olmak değildir.

Biz sizlere özellikle Türkiye’de Kadın olmanın ne demek olduğunu hatırlatalım;

Kadın olmak; Selanikli Yetim Mustafa yı doğuran, büyüten, yetiştiren Anne olmak demektir.
Kadın olmak; Milli Mücadele fikrinin doğup gelişmesinde rolünün herkesçe bilindiği Halide Edip ADIVAR olmaktır.
Türkiye’de kadın olmak;  Atatürk’le ilk karşılaşmalarında “Büyüyünce ne olacaksın çocuk?” sözüne, “Öğretmen” yanıtını vermektir.
Kadın olmak; Piri Reis’i dünyaya tanıtan ve Türk Tarih Kurumu’nun oluşturulmasında kurucu üye olarak ta görev alan Afet İNAN olmak demektir.
Kadın olmak; Türkiye’nin ilk mimarlarından Mualla Eyüboğlu olmak demektir.
Kadın olmak; Balkan Savaşı sırasında cepheden gelen birçok yaralıyı gördükten sonra doktor olmaya karar veren Safiye Ali olmak demektir.
Kadın olmak; Hem eğitim hem bilim savaşçısı olan, cüzzamı bu topraklardan söküp atan Türkân Saylan olmak demektir.

Türkiye Cumhuriyetinin kadınları yani bu topraklarda yaşayan erkeklerin Anneleri, hayat arkadaşları, kız kardeşleri, öğretmenleri, avukatları, doktorları, bilim insanları olarak Kadın denince sizlere örnekleriyle ifade ettiğimiz özgür, yaratıcı ve ilerici kadını anlıyoruz. Cinsel istismarlar, kadın cinayetleri ile biçilen başka bir kadın rolünü, kaderini de kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz de. 

İşte bu yüzdendir ki! İktidar sahipleri başta olmak üzere, yürütmenin tüm ortakları ve yasama organları derhal Türkiye’de yaşayan tüm KADINLARA, hak ettiğimiz değeri veren, bizleri yaşatan, bizleri korku imparatorluklarına teslim etmeyen yasaları acilen çıkarmalı, bu vahşetleri yapanları en ağır şekilde cezalandırmalı, tahrik indirim gibi öldürmeyi meşrulaştıran kavramlardan adaleti kurtarmalı ve ülkemizin geleceğinin mimarları olacak olan çocuklarımızın biz annelerini bu karanlık atmosferden derhal kurtarmalıdır.

Bugün bu sorumluluktan kaçıp, sadece söylemde kalacak olanlar bilmelidir ki!

Bir Kadın Bir Ülke demektir. 

Saygılarımızla,
CHP Başakşehir İlçe Başkanlığı 
 

Bu yazı 366 kişi tarafından görüntülendi.

Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur