24 Aralık
ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME!

ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME!

Meşhur bir Çin atasözü var; “Bir kişiye her gün bir balık vereceğine, balık tutmayıöğret.” Aslında “öğrenmeyi öğrenme” kavramının da mantığı bununla aynı.

Ortaokul ve lise öğrencileri ile çalışırken şunu tespit ettim. Bu dönemde yaşanansıkıntı ve problemlerin çoğunun temelinde okul öncesi ve ilköğretim 1,2 v,3.sınıflardayapılan hatalar ya da bu dönemlerde kazanılması gereken bazı davranışlarınkazanılmamasından kaynaklanıyor.
Öğrenci her gün okuldan gelince ödevi yaptırılmış ama öğrenci kendi kendine ödevyapma alışkanlığı kazanmamış. Ödev olduğu için ya da özeti istendiği için bazıkitaplar okunmuş fakat okumanın gerçekten faydası bilinerek kitap okunmamış. Yaztatilleri hep boş geçmiş. Ödev olduğu zaman ders çalışılmış, ödev yoksa bayramyapılmış. Düzenli bir ders çalışma alışkanlığı kazanılmamış. Yazılı haftası iyi not almakiçin çalışılmış, yazılıdan çıkınca hepsi tarih olmuş. Gerçek manada öğrenmek içinçalışılmamış. Okul, dersler, ödevler bir öğrencinin gerçek görevi şeklinde değil deokul bir meşgale alanı, dersler sınıf geçmek için gerekli basamaklar olarak görülmüş.

Bir gün, öğretmenleri tarafından çok şikayet edilen bir 6. sınıfa derse girdim. Geneldeşikayet konusu; öğrencilerin ders dinlememesi, çok gürültü yapmaları, dersikaynatmaları vs.

Sınıfla tanışıp biraz konuştuktan sonra baktım ki 6. sınıf olmalarına rağmen yani 12 yıllık eğitim 5 yıllık okul geçmişleri olmalarına rağmen öğrenciler nasıl ders dinlenir, nasıl not tutulur, nasıl derste soru sorulur hiç haberleri yok. Öğrencilerin bunlarıbildiğini farz edip ders anlatıyoruz ama hiç kimse şu ana kadar bu öğrencilerebahsettiğim konularda başlık atıp konu işlememiş. Sadece kızmış ya da uyarmış. Dolayısıyla öğrenciler öğrenmenin ilk adımı olan bu basamağı bilmeyince nasılilerlesin ki?

Bir öğrencimizin evine ziyarete gittik. Öğrenci görünüşte çok düzenli, çalışkan, sorumluluk bilinci yerinde örnek bir öğrenci. Fakat sınavlarda puanı bir türlüyükselmiyor. Ders çalışma saatlerinde, yatma kalkma saatlerinde bir problem yok. Ayrıntıya inip baktığımızda öğrencimizin derste geçirdiği zaman o kadar verimsiz ki. Öğrenci gerçekten nasıl matematik, fen, Türkçe çalışılır bilmiyor. Nasıl çalışılırkonusunda bir bilgilendirme olmamış.

Birçok öğrenci ve veli ile görüşmelerimde şu sonuca vardım. Öğrencilerin ciddi birçoğunluğunun “nasıl etkili ve verimli ders çalışılır” konusunda bilgisi yok. Çalışıyorgözüküyor, çalışmaya çalışıyor... Dolayısıyla bir süre sonra verim alamıyor ve moralmotivasyonu bozulup çalışmayı bırakıyor. Böylelikle başarısızlığı öğreniyor

Üniversite Sınavında istediği yere yerleşemeyen mezun öğrenciler ile görüştüğüm deçoğunda çalışma yöntemleri konusunda sıkıntı var.

Öğrenmeyi öğrenme konusunda öğrencilerin kendilerine şu soruları sormasıgerekiyor:

1- Dersi verimli dinliyor muyum?

2- Ders esnasında güzel not tutuyor muyum?

3- Derde anlamadığım yerleri soruyor muyum?

4- Konuların anlamadığım kısımlarını tespit edip eksikleri tamamlıyor muyum?

5- Çözemediğim soruları araştırıyor muyum?

6- Ciddi manada uyguladığım bir ders programım var mı?

7- Her dersi aynı şekilde mi çalışıyorum? Farklı teknikler mi kullanıyorum?

8- Bir uyku düzenim var mı?

9- Yemek yeme düzenim var mı?


Bu sorular ışığında öğrenmeyi bilip bilmediğimiz konusunda kendimizideğerlendirebiliriz.

MUSTAFA TEZCAN / BAŞAKŞEHİR FİNAL OKULLARI

Bu yazı 176 kişi tarafından görüntülendi.

Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur