12 Ekim
DAVA ADAMLIĞIYLA BAŞLAYAN‚ HÜSRANLA BİTEN BİR ÖMÜR.

DAVA ADAMLIĞIYLA BAŞLAYAN‚ HÜSRANLA BİTEN BİR ÖMÜR.

#İLGİLİSİNE.... !

Uzun bir Nöbetti Bizimkisi… Ümmetin umudu olmak için çıkılan uzun ve zorlu bir yolculuğun Nöbeti… Şehir şehir‚ Mahalle mahalle‚ Ev ev tutulacak bir Nöbet... Kimimiz terk etti tepeyi‚ ganimetlerin peşinden koşup gittik. Ne zafere ulaşabildik‚ Ne de Ganimet toplayabildik…

Ne evlerimizi koruyabildik‚ Ne şehirlerimizi‚

Ne de nesillerimizi... Tüm tepeleri kaybettik…

Kimimiz karaya çıkınca Allah’ı unuttu...

Ne gemide verdiğimiz sözü tutabildik‚ Ne de karada adam gibi durabildik… Kimimiz bahçe sahiplerinin imtihanına tutuldu… Kimse görmeden toplayacaktık mahsulümüzü.

Büyük bir musibete duçar olduk. Ne mahsul toplayabildik‚ ne de kimse gördü bizi…

Her şeyimizi kaybettik…

Kimimiz amansız bir “vehn” hastalığına yakalandı bu yolda… Dünya sevgisi ve ölüm korkusu kapladı yüreklerimizi. Yürürken mal‚ makam‚ şan‚ şöhret‚ güç‚ kuvvet ne varsa topladık yoldan. AVM’lerin‚ lüks İslami otellerin‚ milyarlık iftar sofralarının pençesinde tükenip gittik… Dünya selinin önünde sürüklenen çer çöp gibi olduk… Allah düşmanımızın kalbinden söküp aldı korkumuzu… Dünyalık kazanımlarımızı kaybetmeme adına‚
Ahiretimizi kaybettik…

Kimimiz Tâlut ordusunun imtihan edildiği nehirle imtihan edildi yolda… Bir avuç içmemiz gereken nehirden kana kana‚ tıksıra tıksıra içtik... Ne sabit kalabildi ayaklarımız‚ ne de gökten sabır yağdı üzerimize…

Dizlerimizin bağı çözüldü… Bizim bu zalimlerle‚ bu kalabalıklarla başa çıkacak takatimiz yok‚ biz bu medeniyet karşısında yenildik demekten başka bir şey gelmedi elimizden… İzzetimizi kaybettik… Onurumuzu kaybettik…

Kimimiz Samiri’lerle karşılaştı yolda… Buzağıların peşine takılıp gittik… Sahte böğürtülerin‚ göz kamaştıran parıltıların büyüsüyle yoldan çıktık. Yola çıktıklarımızı‚ yolda bulduklarımızla değiştirdik. Düşmanlarımızı yakın‚ dostlarımızı uzak

tuttuk. Yakınlaşan düşman dost olmadı

amma uzaklaşan dostlarımızı düşman ettik sonunda… Kardeşliğimizi kaybettik…

Kimimiz Züleyha’lara rastladı yolda… Nefsimizin ardına düşüp gittik. Ne Yusuf olabildik ne de ben Allah’tan korkarım dedik… Zindanlar bize göre değildi‚ yırtılmasına bile fırsat vermeden çıkarıp attık gömleklerimizi… Apart dairelerin tek odalarında‚ gizli nikahlarla ve sonu gelmez yalanlarla tükenip gittik… Ahirete bir şey bırakmadan ne varsa yaşadık bu dünyada… İffetimizi kaybettik…

Kimimiz Salebe’lere katıldı yolda… Dava için çıktığımız yolda davarların peşine takılıp gittik. Vadi dolusu mallar doyurmadı gözümüzü… Tırnaklarımızla kazanmıştık her şeyi… Allah’ın verdiğini itinayla esirgedik onun yolundan… Daha çok biriktirdik‚ biriktirmekten vakit bulamadık dağıtmaya‚ her şeyi anladığımız zaman dağıttığımızı kabul edecek kimse kalmamıştı yanımızda… Şuurumuzu kaybettik…

Kimimiz Kuzman’lara dönüştü yolda… Nice Uhud’lar gördük amma‚ desinler‚ görsünler‚ bilsinler‚ sevsinler‚ övsünler diye savaştık… Reklamcılık kapladı tüm benliğimizi… Şan ve şöhretin ardında eriyip gittik… Canımız dâhil her şeyimizi verdik ancak ne şehit olabildik sonunda‚ ne de kimse övdü bizi… İhlâsımızı kaybettik…
Allah’ın rızasından başka kaybedecek

bir şeyi olmayanlardık yolun başında…

Şimdi ellerimizde kaybetmekten korkacağımız çok şey var amma her şeyimiz olan “o bir şeyi” kaybettik sonunda…/ Ahmet TAŞGETİREN

Bu yazı 12186 kişi tarafından görüntülendi.

Yorumlar


Avatar

Hekim Sariyer | 03-10-2018 15:58:50

Yazinin kime ait oldugundan ote ifade anlam cok onemli.


Avatar

Fehmi Yılmaz | 02-10-2018 22:17:13

Hüseyin bey bu yazı 27.09.2017 tarihinde Abdülaziz Kıranşal tarafından Türkiye Yazarlar Birliğinin sayfasında yayınlanmış Taşgetiren'le doğrudan bir ilgisi yok gibi geldi bana. bir yanlışlığa meydan vermemek için bildirmek istedim. A E O http://www.tyb.org.tr/abdulaziz-kiransal-dava-adamligiyla-baslayan-ve-husranla-biten-bir-omur-31120h.htm


Avatar

Osman YIGIT | 02-10-2018 11:17:43

Bu bahs ettiğin bütün değerleri kardeş dediklerinizin eliyle taru mar olması bizlerinde koru körüne kapilmasi sonucudur MAALESEF


Avatar

Asaf Ali | 29-05-2018 21:50:21

Bu yazı AGD Adana başkanı Abdullaziz Kıranşal'a aittir. Bakınız sosyal medya hesapları ve Milli Gazete köşe yazısı.


Avatar

Müslüm şahin | 28-05-2018 03:49:50

Burda yazdıkları hepsi doğru. Bir itiraf belgesidir bu. Lakin burda bile samimi değil. Yine "desinler" diye itiraf etmiş. Ama iyi olmuş kendi üzerinden çoğu kişiyi tarif etmiş. "Kendime söylüyorum ama kime söylediğimi siz anlayın" der gibi...


Avatar

Mevlüt Kayış | 27-05-2018 13:50:32

Kendini dava adamı zanneden bu sümsük herif , gitti bir ''sümüklü '' ye tabi oldu. Sümüklü , gavurdan aldığı emirler çevresinde bir savaşa tutuşunca sümüklüye bendolan sümsük sümüklünün yanından da sıvıştı. Yukardaki yazısında zırlıyor, birde bizim moralimizi bozuyor. Bu ülkenin gerçek dava adamlarıda vardı.Siz hiç Necip Fazıl'ı ağlarken zırlarken gördünüzmü ?Onca işkence ve zulme direnen S.Mirzabeyoğlunun ağladığını zırladığını gördünüzmü ?


Yorum Ekle

Tüm alanları doldurmak zorunludur